Bir akşam yemeğinde arkadaşım Elif, 'Beni deli gibi sevdiğini söylüyor ama her hareketimi sorguluyor, acaba ben mi abartıyorum?' dedi. Bu cümleyi duyunca içimde bir şeyler tıklandı. Çünkü ben de yıllar önce aynı şeyi düşünmüştüm: 'Belki de gerçekten çok hassasım?' Duygusal istismarın en sinsi yanı, kurbanın kendini suçlamasıdır. Oysa işaretler çoğu zaman gözümüzün önünde, sadece doğru bakmayı bilmiyoruz.
Kontrollü mü Yoksa İstismar mı? İşte Gerçek İşaretler

Duygusal istismar; sürekli eleştiri, kontrol, suçluluk hissettirme ve yalnızlaştırma gibi davranışlarla kendini gösterir. İşaretleri tanımak için kendi duygularınıza ve partnerinizin davranış kalıplarına dikkat edin.
"Üniversite son sınıfta, 2 yıllık ilişkimde her gece ağlayarak uyuyordum. Ama bir türlü 'istismar' kelimesini kullanamıyordum. Ta ki bir gün arkadaşım bana 'Sürekli özür diliyorsun, ne için?' diyene kadar. O an fark ettim: Hata yapmadığım halde ondan özür diliyordum."
Duygusal istismar fiziksel şiddet gibi iz bırakmaz ama ruhu kemirir. Toplum olarak 'kıskançlık sevginin göstergesidir' gibi mitler yüzünden kırmızı çizgileri görmekte zorlanırız. Standart tavsiyeler 'sınır koy' der ama bunu yapmak, halihazırda ezilmiş bir özgüvenle neredeyse imkansızdır. İşte bu yüzden elle tutulur, somut işaretler üzerinden gitmek gerekir.
🔧 5 Çözümler
Her gün partnerinle etkileşimlerin sonrasında nasıl hissettiğini yaz, böylece istismar kalıplarını görebilirsin.
-
1
Bir defter al — Kendine ait küçük bir defter seç. Örneğin Moleskine veya herhangi bir A5 defter iş görür. Önemli olan her gün yanında taşıyabileceğin bir şey olması.
-
2
Her akşam 5 dakika ayır — Saat 21:00 gibi bir alarm kur. O gün partnerinle yaşadığın 2-3 etkileşimi ve bu etkileşimlerden sonraki duygunu yaz. Örn: 'Akşam yemeğinde işimi eleştirdi, kendimi değersiz hissettim.'
-
3
Haftalık örüntüleri incele — Pazar akşamları geriye dönüp bak. Hangi duygular tekrarlanıyor? Korku, suçluluk, kaygı? Eğer haftada 3'ten fazla 'küçük düşürülme' veya 'kontrol' hissi varsa, bu bir uyarı işaretidir.
Duygusal istismarın yaygın belirtilerini yazılı bir listeye dök, böylece ilişkini nesnel olarak değerlendirebilirsin.
-
1
Bir kağıda 'Kırmızı Bayraklar' başlığı at — Büyük bir kağıt al ve ortaya bu başlığı yaz. Etrafına aklına gelen tüm istismar davranışlarını madde madde sırala. Örneğin: 'Sürekli nerede olduğumu soruyor', 'Arkadaşlarımla görüşmemi kısıtlıyor'.
-
2
Her maddeyi ne sıklıkta yaşadığını işaretle — Her bir maddenin yanına 'Hiç', 'Bazen', 'Sık sık' yaz. Özellikle 'Sık sık' işaretlediklerine dikkat et. Örneğin, 'Hatalarımı yüzüme vuruyor' maddesi sık sık çıkıyorsa, bu büyük bir kırmızı bayraktır.
-
3
Güvendiğin bir arkadaşına göster — Listeyi yakın bir arkadaşına veya aile üyene göster ve 'Sence bu normal mi?' diye sor. Dışarıdan bir göz, kendi kör noktalarını görmeni sağlar.
Partnerinle bir anlaşmazlık yaşadığında 2 dakika boyunca sessiz kal ve tepkisini gözlemle; bu, saygı mı yoksa istismar mı olduğunu ortaya çıkarır.
-
1
Tartışma anında sessiz kalmayı seç — Bir sonraki tartışmada, partnerin bir şey söyledikten sonra 2 dakika boyunca hiçbir şey söyleme. Sadece göz teması kur ve dinliyormuş gibi yap. Amacın, onun bu boşluğu nasıl doldurduğunu görmek.
-
2
Partnerinin tepkisini not et — Sessiz kaldığında ne yapıyor? 'Neden konuşmuyorsun?' diye baskı yapıyor mu? Yoksa 'Tamam, sonra konuşuruz' deyip saygı mı gösteriyor? İstismarcılar genelde sessizliği bir meydan okuma olarak algılar ve saldırganlaşır.
-
3
Bu testi 3 kez tekrarla — Farklı zamanlarda aynı testi uygula. Eğer partnerin her seferinde suçlama, bağırma veya tehdit ile yanıt veriyorsa, bu duygusal istismarın açık bir işaretidir.
İlişkindeki bir olayı detaylarıyla bir arkadaşına anlat ve onun tepkisinden yola çıkarak durumu değerlendir.
-
1
Bir olay seç ve kronolojik sırayla yaz — Geçen hafta yaşadığın bir tartışmayı düşün. Önce ne oldu, sonra ne söyledi, sen ne hissettin? Bunları madde madde bir kağıda yaz. Örneğin: 'Cuma akşamı arkadaşlarımla buluşmak istedim. 'Yine mi onlar?' dedi. 'Seni seviyorum ama çok bencilsin' diye ekledi. Kendimi suçlu hissettim ve iptal ettim.'
-
2
En yakın arkadaşına oku — Bu yazdıklarını, ilişkinizi bilen ve tarafsız kalabilecek bir arkadaşına oku. Ona 'Bu normal mi?' diye sor. Arkadaşının yüz ifadesi ve ilk tepkisi çok önemli. Şaşırırsa veya endişelenirse, bu bir işarettir.
-
3
Arkadaşının yanıtını analiz et — Arkadaşın 'Biraz kıskanç ama seviyor' mu dedi, yoksa 'Bu hiç sağlıklı değil, yardım almalısın' mı? Eğer arkadaşın endişeleniyorsa, büyük ihtimalle sen de endişelenmelisin.
Küçük isteklere 'hayır' de ve partnerinin bu sınırı nasıl karşıladığını gözlemle; bu, saygı ve kontrol arasındaki farkı ortaya çıkarır.
-
1
Küçük bir istek belirle — Haftada 2 kere, normalde 'evet' diyeceğin küçük bir isteğe 'hayır' de. Örneğin: 'Bugün akşam yemeğini sen hazırlar mısın?' yerine 'Hayır, bugün çok yorgunum, dışarıdan söylesek?' de.
-
2
Partnerinin tepkisini yaz — Her 'hayır' sonrası partnerinin ilk 5 saniyedeki yüz ifadesini, ses tonunu ve sözlerini not et. Kızgın mı? Küskün mü? Yoksa anlayışlı mı? Örneğin: 'Yine mi yorgunsun? Hiçbir şey yapmıyorsun zaten' gibi bir yanıt istismar belirtisidir.
-
3
Bir ayın sonunda değerlendir — Tüm notları biriktir ve bir ay sonra geriye dönüp bak. Kaç kere saygılı bir yanıt aldın, kaç kere suçlandın? Eğer 'hayır'larının %70'inden fazlası olumsuz tepki aldıysa, bu duygusal istismarın güçlü bir işaretidir.
Eğer yukarıdaki yöntemleri uygularken sürekli korku, kaygı veya değersizlik hissediyorsan; fiziksel şiddet tehdidi varsa; ya da partnerin sana 'deli' veya 'abartıyorsun' gibi etiketler yapıştırıyorsa, profesyonel destek almanın zamanı gelmiştir. Bir psikolog veya psikiyatrist, duygusal istismarın etkilerini atlatmanda sana rehberlik edebilir. Ayrıca Türkiye'de Mor Çatı veya Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) gibi kuruluşlar ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuyor.
Duygusal istismarı tanımak, iyileşme sürecinin ilk adımıdır. Ama bu, bir gecede olmaz. Benim kendi ilişkimde kırmızı bayrakları görmem aylar sürdü ve hala bazen 'acaba abartıyor muyum?' diye düşünüyorum. Önemli olan, kendine karşı dürüst olmak ve hislerini geçersiz saymamak. Unutma, sevgi kontrol etmek değil, özgür bırakmaktır. Eğer bu yazıyı okuyup içinizde bir şeyler kıpırdadıysa, lütfen bir adım atın. Bir arkadaşınıza anlatın, bir uzmana danışın. Yalnız değilsiniz.
💬 Deneyimini Paylaş
Deneyimini paylaş — aynı durumla karşılaşanlara yardımcı olur!