Geçen hafta market alışverişinde, eşimin sepete attığı cipsi çıkarıp yerine kendi seçtiğim krakeri koydum. O an fark ettim ki bu sadece bir cips değil, kontrol etme ihtiyacımın küçük bir yansımasıydı. İlişkide kontrolcülük, genelde farkında olmadan yaptığımız bir şey. Partnerimizin ne giyeceğine, kiminle görüşeceğine, hatta hangi marka deterjanı kullanacağımıza kadar karışmak, aslında içimizdeki güvensizliğin dışa vurumu. Peki bu alışkanlıktan kurtulmak mümkün mü? Evet, ama bir gecede olmuyor. İşte benim ve çevremdekilerin deneyimlediği, işe yarayan yöntemler.
Kontrolcü partner olmaktan kurtulma rehberi

Kontrolcülüğü aşmak için önce tetikleyicilerinizi tanıyın, güven egzersizleri yapın, partnerinize alan tanıyın ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
"Üç yıl önce, bir akşam partnerim bana 'Sürekli telefonumu kontrol etmen beni boğuyor' dediğinde, önce savunmaya geçtim. Ama sonra düşündüm: Gerçekten de onun mesajlarını, sosyal medyasını takip ediyordum. 28 yaşında, bir yazılım şirketinde çalışıyordum ve iş hayatımda kontrol benim için bir güvenceydi. Ama ilişkide aynı şey işe yaramıyordu. Terapiste gitmeye karar verdim ve ilk seansta 'Neyi kontrol edememekten korkuyorsun?' sorusuyla sarsıldım."
Kontrolcülük genelde çocuklukta başlar: Eğer aileniz dağınık, güvensiz veya öngörülemezse, kontrol ederek düzen yaratmaya çalışırsınız. Ya da tam tersi, aşırı kontrollü bir ebeveyniniz varsa onu model alırsınız. Standart tavsiyeler 'güvenmeyi öğren' der, ama bu soyut bir kavram. Asıl mesele, kontrolün size kısa vadede rahatlık sağladığı halde uzun vadede ilişkiyi zehirlemesi. Beyniniz, kontrol ettiğinizde ödül hormonu salgılar, tıpkı bir kumar bağımlısı gibi. Bu yüzden sadece 'bırak' demek işe yaramaz; yerine koyacak yeni bir davranış bulmanız gerekir.
🔧 5 Çözümler
Kontrol etme dürtüsü hissettiğin anları ve öncesindeki duyguyu yazmak, farkındalık kazandırır.
-
1
Bir not defteri veya telefon uygulaması hazırla — Küçük bir defter al ya da telefonunda 'Kontrol Günlüğü' adlı bir not oluştur. Ben A5 boyutunda bir defter kullandım, yanımda taşıması kolay.
-
2
Her kontrol dürtüsünde 3 şey yaz — Tarih/saat, ne oldu (örneğin: 'Partnerim arkadaşıyla buluşmaya gitti, nerede olduğunu sormak istedim') ve o anki hissin (kaygı, öfke, huzursuzluk).
-
3
Hafta sonu kalıpları incele — Hangi durumlar tetikliyor? Mesela ben, partnerimin telefonu sessize almasıyla panikliyordum. Bunu fark etmek, ilk adımdı.
Kontrol alanını daraltmak için planlama gibi bir konuda partnerine tam yetki ver.
-
1
Önemsiz bir konu seç — Haftalık menüyü belirlemek, film seçmek veya hafta sonu gezisi rotasını belirlemek gibi. Ben 'Cumartesi kahvaltısını sen hazırla' ile başladım.
-
2
Hiç karışmadan izle — Partnerin ne yaparsa yapsın, müdahale etme. O kahvaltıda sadece nutella ve ekmek olsa bile ses çıkarma. İlk seferde canın sıkılabilir, ama bu bir egzersiz.
-
3
Sonra birlikte değerlendirin — Pazar akşamı 5 dakika konuşun: Sen nasıl hissettin? O nasıl hissetti? Çoğu zaman partnerin bunu fark etmiyor bile, ama senin için büyük bir adım.
-
4
Her hafta bir konu ekle — İkinci hafta market alışverişini, üçüncü hafta arkadaşlarla buluşma saatini planlamayı devret.
Partnerinle birlikte, senin kontrol edemediğin bir aktivite yaparak güveni somutlaştır.
-
1
Bir aktivite seçin — Örneğin: Partnerin bir yemek tarifi seçsin ve sen sadece onun dediklerini yap. Ya da bir yürüyüş rotası belirlesin, sen sadece takip et.
-
2
Sadece uygula, sorgulama — Tarifte 'tuz yerine şeker' yazsa bile itiraz etme. Bu bir oyun. Ben ilk denemede tuzsuz makarna yedim, ama partnerim çok eğlendi.
-
3
Deneyim sonrası konuşun — Ne hissettin? Güvensizlik mi? Rahatlama mı? Bu konuşma, kontrolü bırakmanın aslında ne kadar güvenli olduğunu gösterir.
Kontrol etme isteği geldiğinde 10 dakika bekleme kuralı uygula.
-
1
Dürtüyü fark ettiğinde saati kur — Telefonunda 10 dakikalık bir zamanlayıcı başlat. Örneğin: Partnerin nerede diye mesaj atmak istediğinde hemen yapma.
-
2
10 dakika boyunca başka bir şey yap — Derin nefes al, bir bardak su iç, 10 kere say. Ben genelde mutfağa gidip bir şeyler atıştırıyorum.
-
3
10 dakika sonra hala istiyorsan yap — Ama çoğu zaman dürtü geçer. Geçmezse, o zaman yapabilirsin. Bu, beynine 'hemen yapmak zorunda değilsin' mesajı verir.
-
4
Süreyi kademeli artır — Bir hafta sonra 15 dakika, sonra 20 dakika. Zamanla kontrol dürtüsünün şiddeti azalır.
Kontrolcülüğün kökenindeki eski güvensizlikleri kâğıda döküp sembolik olarak yok et.
-
1
Bir kâğıt ve kalem al — Rahat bir yerde otur. Çocukluğunda ya da önceki ilişkilerinde seni kontrolcü yapan olayları düşün. Örneğin: 'Babam her gün eve saat 6'da gelirdi, 5 dakika gecikse panik olurdum.'
-
2
Hepsini maddeler halinde yaz — 10-15 madde yaz. Hiçbirini sansürleme. 'Eski sevgilim beni aldattı' gibi şeyler de olabilir.
-
3
Kâğıdı güvenli bir yerde yak — Bir kül tablası veya lavaboda yak. Küllerini sifonu çek. Bu, beynine 'o geçmiş bitti' sinyali verir. Ben bunu yaparken ağlamıştım, ama çok rahatlatıcıydı.
Eğer kontrolcülüğün yüzünden partnerin sürekli seni terk etmekle tehdit ediyorsa, ya da ayrılıklar yaşadıysan, bir çift terapistine gitmek şart. Ayrıca kontrol etme dürtüsü günlük hayatını o kadar ele geçirdiyse ki işine veya arkadaşlıklarına zarar veriyorsa, bireysel terapi de düşünülmeli. Ben 8 seans bireysel terapi aldım, sonra çift terapisine geçtik. Profesyonel yardım almak utanılacak bir şey değil, aksine ilişkini kurtarabilir.
Kontrolcülük bir gecede yok olmuyor, bunu kabul etmek lazım. Ben hala bazen eşimin tabağına fazla yemek koyduğunu görünce içimden düzeltmek geçiyor. Ama artık yapmıyorum. Çünkü farkındayım ve alternatif davranışlar geliştirdim. Önemli olan mükemmel olmak değil, her seferinde biraz daha iyi olmak.
Unutma, kontrol etmek yerine güvenmeyi seçmek, ilişkideki en büyük özgürlük. Partnerin sana 'Seninle kendim gibi olabiliyorum' dediğinde, tüm o kontrol çabalarına değdiğini anlıyorsun. Denemeye değer.
💬 Deneyimini Paylaş
Deneyimini paylaş — aynı durumla karşılaşanlara yardımcı olur!